17 Şubat 2013 Pazar

Seyr-i Suluk (evet evet beslenme tenefüsünde arkadaşlar özenmesin diye içinde su varmış gibi şeyedip vişne suyu içilen suluk)

Sararan bir şeyler var göremiyorum yüzünden
çek onu, götür bir yerlere, ormanlara mesela
bırak, kaç, gel
yani gel ama tam gelme az gel
sararan şeyleri görecek kadar mesafe bırak
mesafeleri anlayacak kadar izan al pazardan
izan ile hükmedecek kadar basiret (ya da doğrusu neyse artık)
sonra böyle gitsin müteselsil
tahkir edilmişler olsun müteselli
üç-beş tane harf kendi aralarında kelime kılıklarına girsinler boyuna
uysal koyuna, oyuna, bu böyle bitmez kafiye kelimeleri boyuna

hemen yoldan çıkarsın zaten şiir değil mi!
şiir dedik ya şımaracaksın ille.
edebinle otur şurada yoksa çakarım elimin tersiyle ağzına iki tane

kaybolan bir şeyler oluyor çünkü suretler devamlı değişmekte
kaybolmak demek fani olmak demek ölmek demektir
kaybolan varsa olan, fani varsa baki ve ölen varsa olan var demektir
evet kardeşim biz hep böyle didaktiğiz, hep şiirsizli şiir yazacağız var mı!

nerede kalmıştık, kalmış mıydık, kim?
soru işaretleri sorularla iyi geçinemezse ne olur?
iki soru alana üçüncü soru bedava olur
nerede saklanır susan zamanlar insanın içinde?
ipucu: cevap sorunun içinde değildir

bir hiç anlatalım hep bir şey anlatmayalım
geçen gün bir hiç geldi, hiç oldu dünyam, hiç
hiç insan susunca dibinde kalan zifte denir
bu üçüncü anlamıdır hiçin
konudan sapmayalım hiç anlatıyoruz
sonra.. sonra diye bir şey kalmadı
dile göre bu çok saçmaydı, oksimorondu
adam ol dedim dile, moron filan, n'oluyoruz!
sen dilsin, hiçi anlamazsın, otur yerinde
diye başlayan bir şiir yazarım diyerek tehdit ettim dili
tahdit ettim, tahkim ettim, tahnit ettim
Allah'ım ne zekice şeyler yazıyorum yarabbim!
bunu içimden dedim, aklıma geldi ama hiçimden demedim
onu başkla şiirimde derim, bu şiir yeteri kadar
artistik, fantastik ve postmodern -illa ki- oldu
kararında bırakalım ama söylemeden geçmeyelim
karar istikrar ile aynı köktendir
karar perdesinde nikriz çeşnileri nihavendde elzemdir

şimdi o zaman artık vaktidir kendi köşemizde biraz delirelimlibiliriz
tamam, kabul, biraz uzun bir mısradır delirmek
satırlar almaz, sütunlar roma döneminden kalmadır, beşyüz ton, mermer, gamsız, kunt
ne yapıyorum ben burada deyip, gitmeden gitmenin adıdır delirmek
çünkü gitmek uzaklardan sesleri gelen ama hiç bizim limanlardan geçmeyen bir gemidir
teşekkür ederim, benzetmelerimiz güzeldir evet
yok yok kendimiz yapmıyoruz, köşede bir pastane var oradan alıyoruz
şımartıyorsunuz beni sonra şiiri unutuyorum içerde, ocakta
yanıyor, dibi tutuyor, hiç komik olmuyor
kanserojen oluyor ama ben yine de yiyorum
kalanları getirip buraya koyuyorum, bozulmadan duruyor (daha ne kadar bozulacak!)

tamam tamam herkes sussun çekiyorum

fotoğraflarda güzel çıkmıyor dervişler